Tıbbi Cihaz Yeniden İşleminde Ultrasonik Temizleyici Aerosolizasyonundan Kaynaklanan Çalışan Riski: Parçacık ve Biyo-Yük Yaklaşımı

Arka Plan ve Gerekçe

Cerrahi aletlerden hassas endoskopik aksesuarlara kadar tekrar kullanılabilir tıbbi cihazların yeniden işleme tabi tutulması birden fazla aşama gerektirir: ön temizlik, temizlik, dezenfeksiyon, inceleme, paketleme ve sterilizasyon. Temizlik aşamasında ultrasonik temizleyiciler yaygın olarak kullanılır; bu cihazlar, karmaşık yüzeylerdeki kirleri yerinden sökmek için kavitasyon (baloncuk oluşumu) yönteminden yararlanır. Hasta güvenliği literatürü, yüzey biyo-yükünü ve cihaz düzeyindeki kontaminasyonu kapsamlı bir şekilde tanımlamış olsa da, Merkezi Steril Gözetim/Sterilizasyon Depolarındaki (CSSD) çalışanlar için mesleki maruziyet boyutu daha az geliştirilmiştir. Kavitasyon, banyo tanklarındaki sıvıyı aerosol haline getirebilir; bu durum, çalışma sırasında oda havasına biyo-aerosollerin (mikroorganizma içeren parçacıklar) veya parçacık açısından zengin sislerin salınabileceği ve potansiyel olarak çalışanların solunum bölgelerine ulaşabileceği endişesini doğurmaktadır.

Mevcut literatürdeki temel bir eksiklik, rutin CSSD koşulları altında ultrasonik banyoların yakınındaki biyo-aerosol bileşiminin gerçek dünya ölçümlerinin eksikliğidir. Arka plan seviyelerine kıyasla çalışma sırasındaki parçacık konsantrasyon profilleri ve bunun mesleki maruziyet üzerindeki etkileri hakkında sınırlı bir anlayış vardır. Bu durum, CSSD'lerdeki ultrasonik işlemler için özel olarak tasarlanmış kişisel koruyucu ekipman (KKE), havalandırma stratejileri ve çalışma uygulamaları hakkında pratik rehberliğe duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır.

Amaçlar

Bu çalışma basit ama önemli bir soruya yanıt bulmayı amaçlamıştır: Gerçek dünya hastane yeniden işleme alanlarındaki ultrasonik banyolar, çalışanları gerçekten zararlı mikropları soluma riskine maruz bırakıyor mu?

Araştırmacılar şunları ölçmek istemiştir:

  • Ultrasonik banyoların havaya mikroorganizma salıp salmadığı

  • Ultrasonik banyoların havadaki parçacık seviyelerini artırıp artırmadığı

  • Bu bulguların, yeniden işleme personelinin güvenliği açısından ne anlama geldiği

Yöntemler

Çalışma, Kanada, Toronto'daki Mount Sinai Hastanesi'nin CSSD (Merkezi Sterilizasyon) departmanında gerçekleştirilmiştir. Araştırmacılar, rutin alet temizliğinde ultrasonik banyoların kullanıldığı normal çalışma koşulları altında hava örnekleri toplamıştır. Yani bu çalışma, bir laboratuvar simülasyonu değil, gerçek dünyadaki süreçleri temsil etmektedir.

  • Hava Örneklemesi: Özel cihazlar, havadaki mikroorganizmaları kültür plakalarında toplamış ve daha sonra hangi organizmaların mevcut olduğunu görmek için laboratuvarda çoğaltılmıştır.

  • Parçacık Ölçümleri: Hava parçacık sayıcıları, ultrasonik banyo kullanımı sırasında havadaki küçük parçacıkların sayısını arka plan seviyeleriyle karşılaştırarak takip etmiştir.

  • Ultrasonik Banyo Prosedürü: Kavitasyon işlemi sırasında ultrasonik temizleyicinin kapağı kapalı tutulmuş ve ancak temizleme programı bittikten sonra açılmıştır.

Bu yaklaşım hem biyolojik verileri (hangi mikropların mevcut olduğunu) hem de fiziksel verileri (makinelerin havadaki parçacıkları artırıp artırmadığını) sağlamıştır.

Bulgular

  • Bulunan baskın organizmalar, düşük riskli cilt mikroflorası ve Micrococcus luteus ile Staphylococcus türleri gibi su bakterileridir.

  • Zaman zaman Citrobacter ve Acinetobacter gibi fırsatçı bakteriler tespit edilmiştir. Bunlar hassas hastalarda enfeksiyonlara neden olabilir, ancak yalnızca düşük seviyelerde bulunmuştur.

  • İç mekan havasında yaygın olarak bulunan Aspergillus, Cladosporium ve Penicillium gibi mantar cinsleri de tespit edilmiştir.

  • Parçacık monitörleri, ultrasonik banyo kullanımı sırasında arka plan seviyelerine kıyasla havadaki parçacıklarda çok az artış göstermiş veya hiç artış göstermemiştir.

Organizmanın profili, yüksek riskli patojenlerin sürekli salınımından ziyade, su banyolarından ve genel iç mekan ortamından kaynaklanan düşük yoğunluklu bir aerosolizasyon ile tutarlıdır. Bununla birlikte, fırsatçı gram-negatif bakterilerin varlığı –düşük seviyelerde bile olsa– güçlü mesleki korumaların sürdürülmesini desteklemektedir.

Tartışma

Bu çalışma, rutin hastane koşulları altında CSSD'lerde ultrasonik banyo kullanımının mesleki güvenliğine dair değerli bilgiler sunmaktadır. Genel mikrobiyal risk düşük görünse de, çalışma sırasında fırsatçı organizmaların bulunması ve tespit edilebilir parçacık konsantrasyonları, maruziyetin tamamen göz ardı edilemeyeceğini göstermektedir. Bu bulgular, günlük çalışma uygulamalarında temkinli olmaya devam edilmesinin önemini vurgulamaktadır.

Mikrobiyal örnekleme ve parçacık izleme kombinasyonu, potansiyel maruziyet yollarına dair daha incelikli bir anlayış sunmaktadır. Bununla birlikte, biyolojik parçacıkların biyolojik olmayanlardan ayırt edilememesi ve çalışmanın tek bir merkezde yapılmış olması gibi kısıtlamalar, daha geniş genellemelerin dikkatle yapılması gerektiği anlamına gelmektedir.

Sonuç

Ultrasonik banyolar normal koşullar altında yüksek bir enfeksiyon riski oluşturuyor gibi görünmese de, çalışma maruziyetin meydana gelebileceği alanları –özellikle aerosol üretimi yoluyla– vurgulamaktadır. Bu durum, sürekli koruyucu önlemlere, bilinçli ekipman yerleşimine ve kullanımına olan ihtiyacı pekiştirmektedir. Bulgular, risk azaltmanın, özellikle personelin rutin olarak maruz kaldığı ortamlarda reaktif (tepki gösteren) olmaktan ziyade proaktif (ön alıcı) olması gerektiği fikrini desteklemektedir.

Klinik Uygulama İçin Çıkarımlar ve Öneriler

Bu bulguları pratiğe dökmek için CSSD'ler güvenlik konusunda katmanlı bir yaklaşım benimsemelidir:

  • Odanın yeterli şekilde havalandırılmasını sağlayın ve mümkün olan yerlerde yerel egzoz sistemlerini değerlendirin. Ultrasonik banyoları doğrudan maruziyeti en aza indirecek şekilde konumlandırın ve çalışma sırasında kapakları kapalı tutun.

  • Ultrasonik banyo çalışması, temizlik programları ve yüzey dezenfeksiyonu için standartlaştırılmış protokoller uygulayın. Parçacık seviyelerinin düzenli olarak izlenmesi, maruziyet riskindeki değişikliklerin tespit edilmesine yardımcı olabilir.

  • Personel; maske, eldiven, önlük ve göz koruması dahil olmak üzere uygun KKE'leri tutarlı bir şekilde takmalıdır. Havalandırması yetersiz alanlarda veya yüksek riskli prosedürler sırasında respiratör (solunum cihazı/özel maske) kullanımı gerekebilir.

  • Güvenli çalışma uygulamaları üzerine devam eden eğitimler (banyo kapaklarını açmadan önce yana doğru adım atmak gibi davranışsal stratejiler dahil) riski daha da azaltabilir.

Bu öneriler, iş akışını bozmadan çalışan güvenliğini artırmayı amaçlamakta ve ultrasonik temizliğin klinik ortamlarda hem etkili hem de güvenli kalmasını sağlamaktadır.

 

  • Yazarlar: Anders, R.O., Tyli, R. Capistran, E., Guardiola, Y.G., Bassi, G., D'Arpino, T., Scott, J.A., Mazzulli, T.

  • Dergi: Journal of Hospital Infection 2025; 159:79-87. doi: 10.1016/j.jhin.2025.01

  • Özeti Hazırlayan: Doçent Doktor Karin Bundgaard, Aalborg Üniversite Hastanesi & Aalborg Üniversitesi, Danimarka

  • Çeviri: Mustafa Aytaç

Kaynakça

  1. Mason TJ. Ultrasonic cleaning: an historical perspective. Ultrason Sonochem 2016;29:519e23.

  2. Gale GW, Busnaina AA. Removal of particulate contaminants using ultrasonics and megasonics: a review. Part Sci Technol 1995;13:197e211.

  3. Goncalves Lomardo P., Nunes MC., Arriaga P., Antunes LA., Machado A., Quinelato V., et al. Concern about the risk of aerosol contamination from ultrasonic scaler: a systematic review and meta-analysis. BMC Oral Health 2024;24:417.

  4. Andersen AA. New sampler for the collection, sizing and enumeration of viable airborne particles. J Bacteriol 1958;76:471e84.